7 Nisan 2012 Cumartesi

Canlı Müzik Kutuları

   '' Sabah serçenin o güzel muhteşem sesiyle uyandım.o kadar güzel ötüyordu ki,  eğer o ses bir insanda olsaydı sesiyle bütün dünyayı büyüleyebilirdi.Ben serçelere'canlı müzik kutuları' diyorum.
Eğer onlar olmasa ne yapardı bu dünya?
    Bizim yaprakları dökülmüş incir ağacının dallarına konmuşlardı.Sanki önceden anlaşmışlar gibi,aynı anda ve bütün dünyada şarkı söylüyorlardı.Ben bunları düşünürken müzik kutusu birden dile geldi.Sen,dedi.Bizim bu hayatta gerçekten yararımızı fark eden az insandan birisin.Çoğu insan bizim dünyadaki faydamızı fark etmez.Kimileri bizi sırf zevk için sapanlarla vuruyor.Kimileriyse sadece sesimiz için seviyor bizi,kafese kapatıyor hapsoluyoruz.Sesimizi sevdiklerini yadırgamıyorum,fakat bu dünyadaki ahenk zincirinin bir parçasıyız biz.Eğer biz olmasak etraf sessizleşir,solucanlar artar..Daha sayamayacağım bir sürü olay bizim sayemizde bir düzen içinde ilerliyor.Ne yazık ki çoğu insan bunu fark edemiyor..,dedi.
   Minik, canlı müzik kutusu çok haklıydı.Yararları çoktu, eğer insanlar-serçenin dediğine göre-benim gibi olabilseler kim bilir hayat ne kadar değişir.Bugün minik serçeyi vuran çocuk yarın insanları vurur.
  Ben bunları düşünürken, ailemin'kahvaltıya' sesiyle düşünce dünyamdan uzaklaşıp yemeğimi yemeye gittim.Kahvaltım bittikten sonra, arta kalan ekmek kırıntılarını, incir ağacına bakan pencerenin önüne koydum.Tabii birazda su.Keşke bütün insanlık böyle olsa.Keşke artık el kadar kuşları vuran caniler kalmasa .Eğer kaldıysa da onlara bir çift lafım olacak:Siz kendinizden onlarca kat büyük birinin, kalbiniz kadar bir taşla sizi vurmasını ister miydiniz?Hemde sırf keyfi için?Hayır dersiniz.Ee o zaman dünyamızın canlı müzik kutularını minik taşlarla parçalamayın.Onlar size ait değil.''


*Bizim Evin Küçük Kızı-

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder